Kalorifer Böceği İlaçlama

Kalorifer böceği 1-2 santimetrebüyüklüğünde ve kahverengi tonlarında olan, hamam böceği haşeresinin en sık rastlanan türlerinden biridir.  Sıcak, rutubetli ve nemli alanlarda yaşamayı seven kalorifer böceği, kapalı alanlarda yiyecek bulabildiği her yerde yuva yapabilmektedir. En hızlı çoğalan haşereler arasında yer alan bu böcek türü, yaklaşık olarak on beş günde bir yumurtlamaktadır. Kalorifer böcekleri, insanlara doğrudan zarar vermedikleri için sadece rahatsız edici bir canlı olarak görülseler de yaydıkları mikroplarla birçok hastalığa dolaylı olarak sebep olurlar. Çöp, kanalizasyon, giderler gibi en kirli ve bakteri popülasyonunun en fazla olduğu alanlarda gezinen kalorifer böcekleri, açıktaki yiyeceklerin üzerinde de dolaşarak, salgılarını ve dışkılarını bırakırlar. Bu yolla birçok sindirim hastalığına da yol açan kalorifer böceği ilaçlama yapılmadığı sürece üremeye devam eder. Kalorifer böcekleri çok hızlı üreyen haşereler oldukları için, genellikle amatör ya da bireysel mücadele yöntemleri yetersiz kalmaktadır. Kalorifer böceğinden kurtulmak için en etkili çözüm ise profesyonel ilaçlama firmaları tarafından yardım almak olacaktır.kalorifer böceği, kalorifer böceğinin ilaçlanması, kalorifer böceği nasıl ilaçlanırDiğer haşerelerin aksine, kalorifer böceği larvası çok hızlı bir şekilde erginleşir. Yumurtadan çıktıktan bir gün sonra, erişkin bir kalorifer böceği gibi görünen yavrular, beslenme alışkanlıkları ve üreme davranışları olarak da erişkin bir kalorifer böceği gibi davranırlar. Bu denli hızlı üreyen bu haşerelerin ortamdaki yoğunluğu bir iki ay içerisinde 20 katına çıkabilmektedir. Bu nedenle  böcel ilaçlama işlemi, bu haşerelerin fark edilmeye başladığı anda yapılmalıdır. Sıvı ya da jel ilaçlama yöntemi ile kalorifer böceklerini yok etmek mümkün olduğu gibi bu iki ilaçlama yöntemi birlikte de uygulanabilmektedir. Sıvı ilaçlama kalorifer böceğini ile mücadele açısından anında çözüm verirken, jel ilaçlamada birkaç gün beklemek gerekmektedir. Kalorifer böceği ve akrep nasıl tespit edilir gibi bilgilere de sitemiz üzerinden ulaşabilirsiniz.

Kalorifer böceği ilaçlama şirketleri tarafından yardım alırken, dikkatli olmak hem bu haşereleri yok etmek hem de daha sağlıklı bir yaşam alanı oluşturabilmek açısından büyük önem taşır. Kaliteli ve garantili hizmet veren kalorifer böceği ilaçlama servisleri, ilaçlama yapılan alandaki böcekleri yok etmek ile birlikte, bakterilere karşı da dezenfekte özelliği sağladığı için, sağlık açısından oldukça önemlidir. Kalorifer böceği için ev ilaçlama ve bina ilaçlaması çok sık yapıldığı gibi çatı ve bodrum gibi alanlarda da sıklıkla ilaçlama yapılmaktadır.Kalorifer böceği ilaçlama hizmetini Kocaeli böcek ilaçlama firması olarak hizmet vermektedir.

Gözaltı Kırışıklıklarına İyi Gelen Mucizeler

Genç görünen bir cilde sahip olmanın ve gözaltı kırışıklıklarını gidermenin tek yolu kremler değildir. Daha etkili ve faydalı çözümler vardır. Yüzünüzde 25 yaşını geçtikten sonra çizgilerin oluşma belirtilerini fark edebilirsiniz. Kırışıklıklar için önemle almanın zamanı;gözaltı kırışıklığı, gözaltında oluşan kırışıklıklar, göz altı kırışıklığını geçirme

Kemik suyu: İçerdiği besleyici maddelerle kemik suyu mucizeler yaratabilir. Bir çorba kasesi kemik suyunu günlük olarak tüketerek cildinizin pürüzsüz olmasını sağlayabilir ve kırışıklıkların azaldığına şahit olabilirsiniz. Kolojen ve magnezyum bakımından zengin olan kemik suyunu, inek ya da koyunun bacak kemiklerini kaynatarak elde edebilirsiniz. Ortasında ilik bulunan diğer kemikler de kullanılabilir. Eğer tadından hoşlanmıyorsanız, sebzeler ve baharatlarla tatlandırılmış aşağıda bir çorba tarifi vardır.

Kemik suyu çorbası

–       Satırla kasaptan alacağınız inek ya da koyun bacaklarını kırdırın.

–       Kemikleri geniş bir tencereye koyun ve bol miktarda da su ekleyin.

–       Kuşbaşı eti istediğiniz gibi doğrayın.

–       Besleyici maddelerin kemiklerin içerisinde daha rahat çözülüp suya karışabilmesi için iki yemek kaşığı sirke ekleyin.

–       Vücuda suya karışan besinlerin kolay taşınabilmesi için öğütülmemiş 1 yemek kaşığı tane karabiber atın.

–       Besleyici değerini benzersiz yapmak, tadını iyileştirmek için soğan, defne yaprağı, kereviz, havuç ya da taze adaçayı ekleyebilirsiniz.

–       Varsa deniz tuzundan 1 yemek kaşığı ekleyin.

–       Kaynayana kadar yüksek ateşte pişirin, kaynadıktan sonra kısık şekilde kaynamasına devam ettirin.

–       En az 3-4 saat kaynatın.

–       İçerisinde ilik kalmayacak şekilde kemikleri temizleyip tencereden çıkarın.

–       Soğuyunca pelte/jöle kıvamına gelmesi gerekir.

Farkı bir hafta içerisinde hissedeceksiniz. Aynı zamanda kemik suyu saç ve tırnakların sağlıklı gelişimine de yardımcı olmaktadır.

–       Meyve ve sebzeyi günlük olarak tüketin.

–       Minimum günde 2,5 litre su ve meyve suyu tüketin.

–       Et ve balık yiyin. Cildiniz için hayvansal protein gereklidir.

–       Patates yiyin.

–       Eğer balık yiyemiyorsanız omega-3 tüketin.

–       Cildinizi nemlendirin. Nemlendirmek için Hindistan cevizi yağı idealdir.

–       Cildinizin hassaslığına göre haftada bir ya da iki kere yüz maskesi yaparak cildinizi nemlendirin. Kısa nemlendirici maske tarifleri aşağıda yer almaktadır;

–       Bir yemek kaşığı zeytinyağı, bir yumurta sarısı, bir yemek kaşığı limon suyunu karıştırın ve yüzünüze sürün.

–       Ev yoğurdu, bal ve taze sıkılmış portakal suyundan biraz karıştırın, yüzünüze sürün ve kuruyana kadar bekleyin.

–       Cildinizin hassaslığına göre haftada bir ya da iki kere peeling yapın.

–       Günde iki dakika yüzünüze masaj yapın.

–       Minimum 30 faktörlük güneş kremi kullanın.

–       En az günde 7-8 saat uyuyun.

–       Egzersizlerinizi günlük olarak yapın.

–       Hindistan cevizi yağını göz çevresini nemlendirmek için güvenle kullanabilirsiniz.

–       Alkollü ve tütünlü ürünlerden uzak durun. Yukarıdaki maddeleri aksi halde uygulasanız bile sonuç alamazsınız.

Kadın için Koruyucu Öneriler

Beslenme

Seçeceğiniz besi tarzı sağlığınız için büyük önem taşır . Akıllı bir rejim sayesinde kendinizi daha iyi daha kuvvetli hissedersiniz ve bazı hastalıklardan korunursunuz . Zira kalp hastalığı , kanser , şeker ve karaciğer hastalığı , beyin damar hastalığı ve diğer bazı hastalıklar yediklerimizden etkilenir

Günde en fazla yenilen ekmek , pilav ve makarna gibi unlu besinlerdir. Fakat bunların çok yağlı olanları örneğin bol yağlı pilav , makarna ve yağ , peynir ve kaymakla hazırlanmış pideler seyrek olarak arada sırada yenmelidir .kadınlarda ideal beslenme, beslenme tavsiyeleri, genç kadınlarda anemi

İkinci sırada sebze ve meyveler gelir . Mümkün olduğu kadar bol yenmelidir . Birçok vitamin ve luzumlu mineraller bunlardan gelir . Fakat bu sebzeleri hazırlarken bol yağ , et ve sos ve tuz kullanırsanız önerilerin dışına çıkmış olursunuz .

Et , piliç ,balık ve yumurtaya gelince : etin mümkün olduğu kadar az yağlısını seçin ve şunuda unutmayın ki en yağsız tanıdığınız et parçasında bile oldukça çok yağ vardır . Piliç ve balık ete tercih edilmelidir . Haftada yenmesi önerilen yumurta adedi 2-3 tanedir . Bazen 70 yaşındaki bir şahsa rastlasanız , ben bütün hayatımca her gün 3-4 yumurta yedim bir şey olmadı der . Ailevi kalıtım bakımından , kolesterol bakımından o şanslı çıkmıştır . İstisnalar sizi etkilememelidir . Piliç ve bağlı tercih edin dedik ama ızgara ile hazırlanmış piliç ve balık tağda kızartılmış olanlardan daha sağlıklıdır .

Süt , yoğurt ve peynir : Tam yağlı süt veya yoğurt yahut peynir önerilmiyor . İleri memleketlerde yağı çok azaltılmış süt ve yoğurt hatta yağı tamamiyle alınmış süt tercih edilmektedir . Bizde kızarız ” ah şu köşedeki bakkal yağsız , kötü peynir verdi”.diye belki o hayırsız bakkal bizim sağlığımıza iyilikte bulunuyor .

Yağlar ve tatlılar : az yenmeli ve doymamış ( unsaturated ) yağlar tercih edilmelidir yağlar tercih edilmelidir .Yağlara aşağıda daha ayrıntı vereceğiz .

Ana beslenme maddeleri :

Protein : Vücudumuza hücreleri yapan hücrelerin önemli bir maddesidir . Hücrelerin gelişip büyümesi için luzumludur . Hormonları ve vucudumuzu koruyan bileşimleri yaparlar , bize enerji verirler . Et , balık ,piliç , süt ve ayrıca kuru fasulye , bezelye , mercimek , yumurta proteinden zengindir Fakat şunuçok önemlidir : eğer çok fazla protein alınırsa bu proteinler vücudumuzda yağlara çevrilebilir

Yağlar : Yağlar bize en fazla kaloriyi veren besindir . Vücudumuza luzumlu olan yağ asitleri verilir . Burada doymuş ve doymamış yağları açıklamalıyız .

Doymuş yağlar etde, süt ve süt mamülerinde ve Hindistan cevizi gibi bitkilerde bulunur . Kanda kolesterolü yükseltmezler . Doymamış yağlar aynı kaloriyi verirler fakat kolesterolü yükseltilir .Genellikle bitkilerde yağlardır .Doymamış yağlar iki gruba ayrılır : Mono : zeytin yağı ve Canola yağı ( buğdaygillerden bir bitki ) Poli : ayçiçeği , mısır ve soya fasulyası yağı .Her ikisi de total kolesterolü azaltır .Kolesterolün bilhassa kötü olanı ( LDL) azalmakdadır .Fakat poli olanlar yani ayçiçeği , mısırözü yağları çok kullanılırsa iyi kolesterolü de ( HDL ) azaltabilir .Hatırlıyorsunuz , kötü kolesterol damarları tıkayan kolesterol .Bu tıkanmaya Aterosklerosis deniyor . İyi kolesterol kötü kolesterolün damarları kapatmasına mani oluyor . Kolseterol bakımından en kötü bitkisel yağlardan biri Hindistan cevizi yağıdır . Birçok ülkelerde olduğu gibi bizde de bir çok yiyecek paketi üzerinde o beside ne kadar yağ , protein , şeker ve sodyum ( tuz ) var ve kaç kalori veriyor yazılır .100 kaloriye 3 gram yağ veren besi yağ bakımından iyi besidir. Günlük kalori ihtiyacınızı kilonuzu 30 ile çarpmakla bulabilirsiniz . 60 kilo geliyorsanız günde 1800 kaloriye ihtiyacınız var . 100 kalori için 3 gram yağ iyi dedik . 1800 / 30 = 60 gram yağ önerilen miktar . Doktor sen benim pilavımı yemişsin derseniz o zaman pilavı seyrek yapın .

Karbonhidrat / Şeker : Meyva , sebze ve buğdaygillerde bulunur . Vücut enerjisini en iyi sağlayan besi maddesidir .Basit ve kompleks olarak ikiye ayrılır. Basit şekerler adi şeker ,bal ve meyva şekerleridir. Kompleks şekerler unlu besilerde ( ekmek ,makarna ,kuru fasulye cinsleri ,prinç ve patates ) olan şekerlerdir .

Hemen hepimiz tatlıları çok sevdiğimiz için onları bol yeriz yoksa şekerin dişleri çürütmekten başka bir zararı yoktur . Suni tatlandırıcılardan Aspartame fazla olmamak şartı ile her gün kullanılabilir .

Lifler : Beslenmeden bahsederken lifleri de anlatmak gereklidir .Lifler sindirilememekle bereaber barsak haraketlerini düzenlemek ,kanser de dahil bazı barsak hastalıklarını önlemek gibi faydalı rolleri vardır. Sebze ,meyva ,buğdaygillerde kuru sebzelerde bol miktarda bulunur .

Demir yetmezliği :

Devamlı rejim yapan bir kadın hem yeterli miktar demir almayabilir ve hem de C vitamini eksikliği yüzünden demir vücuda absorbe edilememektedir .Ayrıca ay halleri çok fazla olanların demire ihtiyacı vardır .Bu her iki grup da kansızlık muayenesi yaptırmalı ve gerekiyorsa demir ve vitamin tabletleri almalıdırlar .

Gebe kadınlar için hazırlanmış vitamin tabletlerinde gerekli miktar demir de vardır . Bebeğini emziren kadınlar veya ameliyata hazırlanan veyahut ameliyat geçirmiş olanlar da demir ve vitamin almalıdırlar

Kansızlık ( Anemi ):

Kandaki kırmızı yuvarlarda veya onların taşıdıkları hemoglobinde bir azalma olursa buna kasızlık diyoruz .Bu durumda dokulara yeterli miktarda oksijen gitmiyor demektir.

Kansızlık ya kan kaybından veya dışarıdan besi ile aldığımız demirin yetersiz miktarda olmasındandır.

Kadınların ya kan kansızlığa uğradıkları en sık nedenlerinden biri ay hallerinde çok kan kaybetmemelidir. Az miktarda fakat devamlı barsak kanamaları yorgunluk hissi ve baş dönmesi ortaya çıkıncaya kadar bir araz vermeyebilir. Yüz derisinde solma, nefessizlik ve hızlı kalp çarpması diğer arazlardır.

Kan sayımı ve kanda demir miktarının tayini tanıya yardım eder.

Tedavi kansızlığın nedenine göre değişecektir. Yaşlı bir kimsede barsakta ve midede bir kanama olmadığıdan emin olmak lazımdır ( Kanser ? ! )

Ay hallerindeki fazla kanama ilaçla tedavi edilebilir .Demir yetmezliği anamisinde demir preparatları tedaviyi sağlar.

Genç kızların besi rejimi nasıl olmalı :

Genel olarak tek bir besi çok yenmemek şartı ile ölçülü olarak herşey yiyebilirler.Ancak kalsiyum ve demir alımına çok önem vermeleri gereklidir. Zira genç iken kuvvetli ve sağlam kemik yapısı için kalsiyum büyük önem taşır. Önerilen günlük miktar 1200garm kalsiyumdur. Şunu da hatırlatalım ki yağsız süt ve yoğurtta yağlı süt v eve yoğurt kadar kalsiyum vardır.Fazla yağdan çekinen bir kimse kalsiyum için yağsız süt ve yoğurt kullanabilir. Kalsiyum tabletlerin alımı mide için zor olabilir,mide antiasit tabletlerindeki kalsiyuma mide daha iyi tahammül eder. O nedenle kalsiyum tableti almakta zorluk çekiyorsanız içinde kalsiyum olan mide antiasit tabletlerini tercih edebilirsiniz.

Genç kızlarda bilhassa ay hali görmeye başladıktan sonra kansızlık görülmektedir.Yenilen besilerden doğru beslenme alınıyorsa luzumlu demir temin edilebilir. Et ,bazı deniz ürünleri ,pişmiş kuru fasülye çeşitleri, bezelye ve mercimek, sebzelerden ıspanak, kabuğu ile pişmiş patates, ve bakla demirden zengindirler. Besiden demir alınmayacak durumlarda demir ve vitamin hapları almakta mümkündür .

Yaşı ilerlemiş olanlarda besi nasıl olmalı :

Bu grup kimselerde sorun daha başkadır .Çoğu yaşlı olan iştah kaybı ve diğer nedenlerle kendileri için gerekli mineralleri ve vitaminleri alamazlar . Örneğin B 12 ve folik asit vitaminleri sinir ve beyin hücrelerinin sağlığı için çok önemlidir. Kalsiyum ve D vitamini kemikler için gereklidir.C vitamini kalsiyum ve demirin barsaktan vücuda girişine yardım eder. ( vitaminlere ve minerallere bak.)

İştahı kesilmiş ve sıkıntısı olan yaşlı bir kimseye en iyi öneri ekzersizdir.Her gün açık havada yürüyüşe çıkmak, hava müsait değilse evde ekzersizler maddeten ve ruhen fayda sağlar . Günde 6-7 bardak su içmeyi de unutmayın .

Kanser ve besi :

Yapılan bir çok çalışmalar yediklerimizle kanser oluşumu arasında ilişki bulmaktadır. Bunlardan en belli olanı bol lifli besilerin ( sebze, meyva ve buğdaygiller gibi ) kalın barsak kanserini önleyici olduğu bulgusudur .Buna karşılık az lifli besi alanlarda kolon ( kalın barsak ) kanseri daha sık görülüyor.

Diğer kanser önleyici olan ve antioksidan denilen ve yine sebze ve meyvalarda bulunan A,C,E ve beta karoten vitaminlerden son yıllarda çok bahsedilmektedir ( vitaminlere bak ) bu vitaminler hücre içindeki kalıtım maddelerine zarar verecek olan moleküllerin yapımını yavaşlatıyor.Aksi halde bu moleküller hücredeki genlerin uyumlu geliştirici etkisini bozuyor ve buna bağlı olarak bu hücreler kontrol edilemiyecek hızda çoğalarak tümörleri ( urları ) oluşturuyor.

Yağ ve kanser ilişkisi de belli olanlardan .Kolon kanserinde bu ilişki bilhassa anlaşıldı. Yağlar barsakta polip oluşumuna yardım ediyor ve bu polipler ileride kansere değişebiliyor .Yağlar arasında en zararlı olanlar etteki, tereyağ ve peynirdeki yağları ve hindistan cevizi yağları .Meme kanserinin nedeni bilinmemekle beraber katılım faktörleri yanında alınan besinin de rol oynadığı inancı var . Fazla yağlı yiyenlerde şişmanlık artıyordu. Şişman kadınlarda ve ölüm normal ağırlıktaki kadınlara oranla daha yüksek . Şişman kadınlarda en çok görülen kanserler meme, yumurtalık ve safra kesesi kanserleri.

Alkol de hücrelerdeki kalıtım maddelerine zarar vererek kanser riskini arttırıyor. Bunlardan en belli olanı karaciğer kanseridir. Alkol aynı zamanda bilhassa sigara ile beraber olursa, ağız, gırtlakve esophagus ( yemek borusu ) kanserleri riskini de arttırıyor.

Besi konusunu bitirmeden evvel şu birkaç hususa da temas edelim :

Şuursuzca yemek yiyor dediğimiz kimseler vardır. Nedeninin kontrol edilmeyen bir içgüdü ile ve stress, sıkıntı yüzünden olduğu inancı var . Belkide bu stress, bu sıkıntıların tedavisi bu impalsif yemeyi de önleyebilir.

Diğer üstünde durulacak konu son yıllarda artan dışarıda yemek yemek konusu. Dışarıda lokantalarda yediğimiz ” aman şu restoranda ne nefis yemekler yapılıyor ” dediğimiz yemeklerin çoğu bol yağlı, soslu, salçalı ve tuzlu yemeklerdir ” Eh doktor hiç mi dışarı gidip yemek yemeyelim “derseniz, arada bir yapabiliyorsanız buyrun, afiyet olsun, ama sık gitmeyin . Sonra dışarıda yemek yemek demek ille ağır yağlı kızartma yemek değildir . Adeta dışarıda yemek sanatı diyeceğim . Bazı şeyler ekarte edebiliriz. Kızartma ordövler yerine basit mezeler ve salatayı tercih edin . Hemen masaya oturunca koşturulan ve büyüteç ile görülecek kadar küçük olan tereyağ parçalarını red edin. Hem pahalı ve hem de zaten bitmeden kaçırılan bu nesneyi evimize öğle veya akşam yemeğinde yemeyiz ki ! Tatlıyı da ölçülü yiyin. Eskiden Beyazıt ̀ da tepsi ile baklava yemek yarışı yapılırdı, siz öyle bir yarışta değilsiniz. Ama benim gibi kışın güllaç tatlısını ve her mevsimde tulumba tatlısını severseniz arada bir ölçüyü kaçırırsanız sizinle kavga edemem.

2 Aylık Bebek Gelişimi

2 aylık bebek gelişimi2. ay bebek gelişimi. 2 ay bebek gelişimi 40. günden sonra artık ciddi değişiklikler gösterir. Bunlar içinde  sizi en çok mutlu edecek olanı, ilk ay sadece refleks olan gülümseme bu ay da bir mutluluk tepkisi olarak yüzüne yansıyacaktır.

  1. ayda bebeğin beslenmesi ve uykuları daha düzenli olmaya başlar. Ancak bu ayda artan gaz sancılarıyla birlikte ağlamalar da artacak ve tonu değişecektir. Özellikle akşam saatlerinde ağlamalar çoğalır ve bazen uzun süre bebek susmadan ağlar. Gazını çıkarmak, bulunduğu odayı değiştirmek, hava almasını sağlamak, kulağına mırıldanmak faydalı olabilir.
  2. ay bebek gelişiminde sinir sistemi ve kaslar yavaş yavaş gelişmeye başlar ve nesneleri daha uzun süre elinde tutabilir. Hareketleri değişir daha hareketli bir hal alır. Boynunu tutmaya çalışır ama henüz başaramaz.bebek gelişimi, ay ay bebek gelişimi, aydan aya bebeklerdeki gelişim

Ellerini ve kollarını sürekli sallamaya başlar. Bu hareketler kaslarını geliştirmeye yardımcı olur.

Önceleri hareketsiz yatan bebek hareket etmeye başlayınca dalgınlığınıza gelmesi ve düşmesi muhtemeldir. Daha dikkatli olmalı, bebeğinizin artık yavaş yavaş da olsa hareket etmeye başladığını unutmamalısınız. Kanepe gibi yüksek bir yere asla yalnız bırakmayınız. Yanında bile olsanız bir anda bakmışınız kanepenin kenarına gelmiş düşmek üzere, belki de düşmüş bile.

Bebek küçük sayılabilecek yüksekliklerden düşerse çok panik yapmayınız, hemen hemen her bebek düşer. Bebeklerin henüz yumuşak olan yapıları çok zarar görmelerini engeller ama kafa üzerine ve sert bir şekilde düşmüşse tedbir olarak doktora başvurmanız yerinde olabilir.

Uyurken ki o tatlı pozisyonu bu ay aynı şekilde devam eder.

Bu ayda bebekler sesin geldiği yeri  arayabilir, hareketli nesneye odaklanabilir. Ama sesin geldiği yönü doğru bilmesi 3. ayı bulabilir.

Görme daha netleşir. 50 cm. yi görebilir ve parlak nesnelere ve hareketli nesnelere bakmaktan hoşlanır.

Saçlarında konaklar oluşmaya başlar. Daha çok bıngıldak üzerinde yoğunlaşan konaklar iyi bir bebek bakımı ile kolayca temizlenebilir. Ama çok nazik olmanız bebek açısından önemlidir.

2 aylık bebek gelişimi dönüm noktaları

İnsanları fark eder ve insan sesinden mutlu olur

Ses duyduğunda susar ve sesi dinlemeye çalışır

Hareketleri daha bilinçlidir, reflekse bağlı el kol hareketleri azalır.

Kafasını tutmaya çalışır ama henüz erkendir.

Etrafına bakınır, odaklanır veya nesneleri takip edebilir.

Bakarken gözleri şaşı olabilir bu durumda avucunuzla gözlerini kapatıp açarsanız şaşılık düzelir.

Ses çıkarır, agulamaya başlar.

Ellerini incelemeye alır.

Memeyi fark eder ve ağzını yaklaştırırken emme hareketi yapar.

İnfertilite Nedeni Nasıl Tanınır? (Bölüm 1/3)

Eğer bir kadında ovülasyon ( yumurta ) olmazsa bile gebe kalamaz. Ovülasyon olup olmadığını bazı hormon testleri yaparak ki bazıları kadın tarafından evinde de yapılabilir, ovülasyon olduğuna LH ( luteinizing hormone ) ismi verilen hormonun idrarda yükselip yükselmediğine bakılır. Ayrıca yine evde yapılan bir test kadının her gün beden derecesine bakması suretiyle yapılan testtir. Ovülasyon olur olmaz ısı derecesi yükselir.infertilite ne demek, infertilite tanısı konması, infertilite belirtileri

Diğer bir test rahim ağzındaki ( cervix ) müküs maddesinin ( sümük gibi bir maddedir) ovülasyon zamanında belli derecede artması ve tabiatının çok koyu ve bulanık halden temiz, ince fakat yapışkan bir hale geçmesidir. Bu değişiklik hemen her kadın tarafından anlaşılmaktadır.

Yine bu müküs üzerinde doktor tarafından yapılan önemli bir test ( postkoital test ), kadın ve eşi cinsi ilişkide bulunduktan 2 ila 12 saat içinde spermlerin müküse girip giremediklerinin ve haraket edip etmediklerinin mikroskop altında bakması suretiyle yapılan testtir. Eğer spermler kadının müküsü ile temasa gelince ölüyorsa bağışıklık sorunu var demektir ki doktor başka testler yapacaktır.

Rahim ve tüplerdeki anomalilerin incelenmesi : Rahmin doğuştan anormal olması, miyom ve polip gibi selim tümörlerin bulunuşu veya evvelce geçirilmiş ameliyatlardan yapışıklık oluşumu ilkah olmuş yumurtanın gelip rahim içinde yuvalanmasına engel olabilir. Fallopian tüpler genellikle evvelce geçirilmiş iltihaplar sonucu tıkanmış olabilirler. Bu nedenle rahim ve tüplerin incelenmesi çok önemlidir. Bunu da şu metodlar yardımcı olur :

Ultrason : Bu metodda ses dalgaları imaja, şekillere çevriliyor. Bu teknikle rahim ve yumurtalıkların büyüklük ve şekli hakkında, rahim içini kaplayan zar, endometriyum kalınlığı üzerine bilgi verir. Aynı metodla yumurtada ovumun ( yumurtanın ) çıkışı görülür.

Histerosalpingografi : Bu test, rahim ağzından rötgende görülebilecek bir boyanın rahim içine ve tüplere verilmesi ile yapılan testtir. Bu suretle rahim içi muntazam mı, ur ( tümör ) var mı , tüpler açık mı bilgi edinilir.

Hipteroskopi : Bu muayenede doktor anestazi altında vajen ve cerviks yolu ile histeroskop denilen aleti rahime sokarak doğrudan doğruya rahim içini tetkik eder. Miyom ve polip gibi urlar kolayca görülebilir ve bu urlar ve evvelki ameliyatlardan yapışıklıklar oldu ise bunlar gebeliğe mani olabileceklerinden bu ale tile urlar çıkarılabilir ve yapışıklıklar giderilebilir.